18 Mayıs 1973.
Saygıyla..
Esasen biz komünist devrimciler, prensip olarak siyasi kanaatlerimizi ve görüşlerimizi hiç bir yerde gizlemeyiz. Ancak örgütsel faaliyetlerimizi, örgüt içinde bizimle birlikte çalışan arkadaşlarımızı ve örgüt içerisinde olmayıp da bize yardımcı olan şahıs ve grupları açıklamayız. Kişisel sorumluluğum açısından gerekeni zaten söylemiş bulunuyorum. Ben buraya kadar anlattıklarımı samimiyetle inandığım Marksist-Leninist düşünce uğruna yaptım. Ve sonuçtan asla pişman değilim. Ben bu uğurda her türlü neticeyi göze alarak ve can bedeli bir mücadeleyi öngörerek çalıştım ve neticede yakalandım. Asla pişman değilim. Bir gün sizin elinizden kurtulursam gene aynı şekilde çalışacağım ..
—Hakan Günday, Ziyan (via kedidirokedi)
—Metin ÜSTÜNDAĞ
—Edip Cansever (via kedidirokedi)
Elbet Bir Gün Bende Ölücektim,Sonuçta Topraktanız ama Siz Beni Öldürerek Sonsuza Kadar Yaşattınız..!
[DENİZGEZMİŞ]
Biz Halkımızın Bağımsızlığı ve Kurtuluşu için Bir Kez Öleceğiz ama Siz Şerefsizliğinizle Hergün..
[YUSUF ASLAN]
Ta ki vatanı Amerika’ya satanların ve gericilerin sonu gelene dek,Bu kavga biz olmasak da devam edecek.
[HÜSEYİN İNAN]
http://youtu.be/VGLzhVgDkTM - metin& kemal kahraman
‘KALBE ASILANLAR’
“Bu evler kadar ceset yığmışlardı üst üste. Sarı saçlı, çıplak bir çocuğu ölü yığınının tepesine dikmişlerdi..Dağ meltemi vurdukça çocuğun sarı saçları bir tarafa doğru dalgalanıyordu. Gavur bile halimize ağlardı. Gavur. Gavur..”
Dersim’de süvari eri olarak görev yapmış Karslı askerin anlattıkları:
“Bir gün, 4-5 yaşlarında bir çocuğu komutan bana göstererek ‘öldür’ dedi. Ben yapamam deyince, yüzbaşı rütbesindeki komutanım çocuğu ayağından tuttu. Güçlü ve kuvvetli elleriyle yanı başındaki kayalara başı gelecek şekilde kaldırıp, kaldırıp vurmaya başladı. O an hafızamı kaybetmişim. Kendime hastahanede geldim. Hava değişimi verdiler. Bir daha da Dersim’e yollamadılar. Çünkü her şey bitmişti.”
”Dersim katliamı: ağlayacak ana kalmamıştı!”
Munzur’un suyu kan kızıl akmıştı o gün. Neler olduğunu kimse bilmiyordu.
Yaş, cinsiyet ayırt etmeksizin öldürülüyordu insanlar. Diyor ya analar ”gavur bile halimize ağlardı” diye. Dersim bir yaradır. Kabuğu tutmayan bir yara. Ve bunları yapanların faili meçhul değil meşhurdur.
http://www.youtube.com/watch?v=s_4uG6UdDeY Kanlı yolun türküsü.biz bu dünyaya zülm görmeye gelmişiz ve insanlar dünyanın heryerinden olduğu gibi bu coğrafyada da gözlerini kulaklarını ve vicdanlarını yapılan haksızlıklara,zülmlere,zalimliklere kapatıyor.Çıkıp da biz gerçeklerden bahsettiğimizde hiçbir zaman duymak istemedikleri bu acı gerçeklere kulaklarını kapatamadıklarından türlü bahaneler uyduruyorlar ve utanmadan hak ettiniz diyebiliyorlar.Ve Nazım Hikmet’in de dediği gibi
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
(ikincielkitaplar gönderdi)
Soğuk Bir Bahar Günü / A Cold Spring Day/ Dersim38 Anısına /In Memoriam Dersim’38
(Kaynak: youtube.com)
Her seferinde diyorum ama bir insan birinin içini dışını ondan iyi bildiği halde onu niye bu kadar üzer? Niye önüne aşılamaz duvarlar örer? Konuşmuyor olmam üzülmediğim anlamına gelmiyor ne yazık ki. Ve ben haklı çıktığıma çok üzülüyorum. Mutsuzum, çünkü aklıma en kötü ihtimali getirdim. Dilimden en kötü ihtimali anlatan cümleler geçti ve en kötüsü oldu. İnsanları kaybetmeye hiç alışamadım, alışmayacağım.

